“Sahil”
kumların üzerinde yürümek çok zor, her adımınızda daha da batıyormuş hissi veriyor, her adımda adımların bir kısmı geriye gidiyor. Tane tane düşen yağmur damlaları yüzüme değiyor. Üzerimde bi ağırlık ve yavaşça ilerliyorum. Karşıdan esen rüzgar bana her ne kadar gelme desede ben direniyorum, ilerliyorum. Kıyıya vuran dalgların sesi kulağımda çınlıyor. Uzaktaki yelkenliye ilişiyor gözlerim bi anda. dalgalarala beraber salına salına ilerliyor. kimbilir içinde ne hayatlar, ne hayaller, ne umutlar taşıyor?? Kimbilir?? gözlerimi kapatan saçlarım rüzgarla beraber aralanırken, yüzümde hafif bir gülümseyle beraber sona yaklaştığımı hissetmeye başlıyorum, 3 adım ilerdeki ölü ağaç kütüğünün önüne gelip oturuyorum, sırtımı ona yaslıyorum. her ne kadar ölü olsada halen bi inasanı dik tutacak kadar güçlü. Saçlarım halen savruluyor, rüzgar, karşısındakinin saçlarını aralamaya çalışan bi sevgili gibi saçlarımı ayırıyor. Her ne kadar “sen beni göremesen de ben seni görüyorum” dercesine. Gözlerimin içine baktığı halde, varlığını hissettiğim halde onu görememek… o bana dokunuyor ama ben ona dokunamıyorum. Gözlerimi kapatıp onu hissetmeye çalışırken dalgaların seside bana eşlik ediyor. Kıyıya her vuruşunda dalgalar bir müzik oluşturuyor kulaklarımda. Şu an hissettiğim şey, hiç bi zaman kelimelere dökemeyeceğim, benimle onun arasında olan eşsiz bir ritüel. “Nerdesin?” diyor ruhum. neden erkenden gittin? Kapalı gözlerimle daha iyi görüyorum artık. Ruhum bedenimden bir adım önde. Karmaşalardan uzakta, hafiflemiş ve hisseden, hemde herşeyi… bir anda ellerimde bir dokunuş, yüzümde bir sıcaklık hissediyorum. Nerden geldiği önemli değil ama yinede güzel, gözlerimi açmamla sanki herşey bir anda kayboluyor. Tüm o hafiflik, o harmoni, herşey. Zihnim bana oyun oynuyor. Sanki “bu kadar oyalandın yeter, kalk!” der gibi. Yerimden doğrulmaya çalışırken bir anda bir ağırlık ve olduğum yere yığılıp kalıyorum. hissettiğim tek şey kalbimdeki sızı. Neden şimdi?? Hiç bir uzvum tutmuyor, gözlerim kararırken gökyüzüne bakakalıyorum.Bu yaşa gelmiş bir insan için çok şey yaşadım ve yaşattım, iyi veya kötü artık bi önemi yok. Damlalar gökyüzünden inerken, yüzümün yaşlı çizgileri arasında süzülüp toprağa kavuşuyor. Kim veya ne olursam olayım ben düşüncelerimle vardım, düşüncelerimle var olmak isterim. Ölümlü vücudum burda yok olsada var olmak isterim. son bir nefes almaya çalışırken yıpranmış nasırlı elimi kaldırıyorum ve parmaklarıma bakıyorum. Yüzüğüm halen yerinde. Yıllar öncede beni aynı şekilde terk etmiş olsada belkide aynı şekilde ona kavuşuyorum. Bir damla daha düşüyor yere ama bu damla gökyüzünden değil…. kaldırdığım elimi son çırpınışlarını veren kalbimin üstüne götürüyorum. Dudaklarımdan son bir söz “teşekkür ederim”. Gökyüzü artık karanlıktı…. Sonsuz huzura kavuşurken gözlerim yavaşça kapanıyor… Hoşgeldin sonsuz huzur……
